28 Mart 2014 Cuma

Sıkılmaktan sıkıldım !

    Feci sendromların içindeyim, vücudum da sanki ezelden beri heyecanlıymış ama sonucunda çokta memnun etmeyecek bişey varmış gibi ellerim hep terli, hep bi sabırsız. Bu da sanırım sıkılmanın artık en üst ulaşılamaz seviyesi olduğunu mu gösteriyor bilmiyorum ama korkutucu. Sanki bi iş merkezine konferans yapacakmışım gibi hep bi terli, sabırsız ellerim. Ellerim, kendinize gelin!
  Neden bu kadar boştayım, boşluktayım söyleyeyim hemen. Yurttayım, yalnızım, hardiskim tamirde olduğu için dizi-film izlemek hayal, akşamları dışarı çıkamıyorum, Youtube'a giremiyorum--mmm aslında daha sebep bulabilirim de bu da kendimi iyice eziklememe ve kendime acımama sebep olur. Evet yalnızım! Koca üç kişilik odada bir ben, bir ben ve aa ne süpriz  'yine been'. Oda arkadaşım Viva beni terketti. Evet. Büyük bir kavgadan sonra ilişkimize bir son vermeye karar verdik ve iki tarafında rızasıyla görüşmemeye karar verdik. Bende olan bazı mülk ve ziynetleri geri ver.... A-ha :) Gece gece yine saçmalamacalar Lavita! Bu sıkıcılık bana hiç mi hiç iyi gelmiyor ki ben anladım. Vida'yla tabiki öyle saçma bi ayrılma şeklimiz olmadı. O sadece oy kullanmak amaçlı memleketine gitti ve pazartesi dönecek ama daha iki gün var. Sıkıntıdan ölmezsem bulur beni.
    Ama bu sıkılma işi biraz işe yaradı aslında. Yeni bi grup keşfettim alternatif rockla uğraşan Japon bi grup. Hemen ismini vereyim One ok Rock. Gerçi ben keşfetmedim bi arkadaşım dinliyordu ben de bugün sıkıntıdan onu bi araştırayım dedim. Tabi ki şarkılarını dinlemek çok kolay olmadı bikaç gün evvel olsa Youtube'a girer, şarkılarını dinler, beğendiklerimi indirirdim. Iyshhhh! Onu da yapamadım en iyi şarkılarının listesini bulup ilk üçünü indirdim. Sıkıntım geçmedi bi de film izledim, bi sürü de yemişim oldu mu göbek sana yetmiş kilo. Sonra yüzüme makyaj yaptım adettendir. Kızlar sıkılınca makyaj yapar :D Sonra yüzümü temizledim, biraz esneme hareketleri yaptım, az biraz Candy Crush oynadım. Amaa hiçbiri bu garibimi tatmin etmedi. Geçtim bilgisayar başına bari bloga bir göz atayım dedim. Ve işte burdayım. Bugün de hiç rezillik yaşamadım, hayret. Vücudum alışkın değil buna, şaşırdı tabi. Ben konuşursam daha çok saçmalayacağım, en iyisi bu yazıyı burda noktalayıp yatıp uyumak..
                                                                                                                                 Lavita**

24 Mart 2014 Pazartesi

Merhaba !!

 
Bu blogu açtık arkadaşımla çünkü bazen öyle şeyler başımıza geliyor ki paylaşmka istiyoruz ya da herhangi birinin başına da böyle şeyler geliyor mu yoksa bizde mi bi gariplik var diye merak ediyoruz.
  Şimdi size kendimi tanıtayım: Ben La Vita Sesang, bir blogum daha var, sanatla uğraşmayı severim en büyük hayalim Kore'ye gitmek :) Arkadaşım Viva La Vida, onun tek bir blogu var o da bu :) kendisi 2 senelik o da arkadaşım olur ve 2 senedir aynı üniversitede okuyoruz. O bir Eczacı adayı ben ise İç mimar. Ortak pek bi alanımız yok aslında şimdi düşününce. Benim sevdiğim ve hoşlandığım hiçbişey onu cezbetmiyor, aynı şekilde onunkiler de beni.
  Pekala bu kadar kendimizi tanıtmak yeterli. İlerki zamanlarda yaşadığımız anılarımızla burdayız :)
                                                                                                                                         lavita**